YUVASIZ ADAM

Hani beyaz ümitti, sevginin tek rengiydi?
Bu bembeyaz çatılar beni neden üşütür?
Hani nisan bahardı, yürek çalan çengiydi?
Neden felek hep bana gam yükümü taşıtır?

Çatıda karlar dondu, camda ışıklar öldü;
Fakat ben sokaklarda avare dolaşırım.
Evsiz, barksız yaşamak canımdan canlar böldü.
Sızı dolu bedeni neden hâlâ taşırım?

Yanımdan akıp geçen hırlayan arabalar
Sanki alayla bakar perişan gezişime.
Bir ben kaldım sokakta, bir de dinmez tipi var;
İster düşüp ölüver, şu dünyada kim kime?..

Kar suyunu içmekte şu yırtık pabuçlarım,
Tipi, rüzgâr, karanlık kabre sürükler beni.
Sızlar, durmadan sızlar her an parmak uçlarım;
Bir insanın dünyada kalmaz mı hiç seveni? !..

“İşte mutluluk! . .” derken kader tokadı yedim;
Tipileri üşütür inleyen insan sesi.
Bu açlığı, yokluğu sanki ben mi istedim?
Ömrün sonu ölümdür, var mı daha ötesi?..

Var. . . Var daha ötesi: Mezar kadar bir oda…
Dev bir mıknatıs olup sokaktan çekse beni…
Azrail’le buluşsam bir yatakta uykuda;
Bir bodruma sığınsam, orda giysem kefeni…

Çerkez BOZDAĞ

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir