3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ

Mayıs ayı, takvimimizde çok sayıda özel ve anlamlı günü barındırıyor. Ayın ilk günü, yani 1 Mayıs; Emek ve Dayanışma Günü olarak kutlanıyor. Maalesef ülkemiz tarihinde 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda 34 kişinin hayatını kaybettiği acı hadiseler yaşandı. O tarihten sonra, özellikle 1980 darbesinin ardından 1 Mayıs kutlamaları uzun süre yasaklandı. Her yıl Taksim’e çıkmak isteyen gruplar ile güvenlik güçleri arasındaki kargaşayı, araya sızan marjinal yapıların neden olduğu tahribatı üzülerek izledik. Sonuç; masum kutlamaların ardından yakılan, yıkılan iş yerleri ve zarar gören resmi kurum binaları oldu.

Her alanda olduğu gibi yeniliklerin öncüsü olan AK Parti hükümeti, 2009 yılında aldığı kararla 1 Mayıs’ı “Emek ve Dayanışma Günü” adıyla resmi tatil ilan etti. Hatta Taksim Meydanı kutlamalara açıldı; ancak yine sahneye çıkan marjinal gruplar nedeniyle iki yıl sonra bu alan etkinliklere kapatılmak zorunda kalındı.

Öte yandan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz. Bu gün, yeni Türk devletinin temellerinin atıldığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmak için Anadolu’ya ayak bastığı ve Türk gençliğine bayram olarak armağan ettiği kutlu bir gündür.

Yine bu ayda 29 Mayıs var; Büyük Sultan ve ordusunun Peygamber Efendimizin övgüsüne mazhar olduğu İstanbul’un Fethi… Ve bir gün daha var ki; belli bir kesim tarafından bilinen, son yıllarda ise çeşitli etkinliklerle daha geniş kitlelere ulaşan: 3 Mayıs Türkçüler Günü.

İsterseniz 3 Mayıs’ta ne olmuştu da bu tarih “Türkçüler Günü” ilan edilmişti, kısaca hatırlayalım:

1944 yılında Nihal Atsız’ın, Sabahattin Ali’yi “Sovyet casusu” ve “vatan haini” olarak nitelendirdiği bir yazı nedeniyle hakkında açılan hakaret davasının ikinci duruşması, 3 Mayıs 1944 tarihinde Ankara’da gerçekleşti. Atsız’ın Ankara’ya gelişiyle toplanan Türkçü gençler, Ulus Meydanı’nda bir araya gelerek dönemin politikalarını protesto ettiler. Gösteriler sonrası Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan gibi isimlerin de aralarında bulunduğu birçok kişi tutuklandı. Bu olay, daha sonra 3 Mayıs 1945’te Tophane Askeri Cezaevi’nde anılarak “Türkçüler Günü”nün temelleri atılmıştır. Bu tarihten itibaren 3 Mayıs, Türk milliyetçilerinin bir direniş ve duruş sembolü olarak kabul edilir.

Aşağıdaki satırlar, Nihal Atsız tarafından kaleme alınmış ve yine Atsız’ın kurucusu olduğu Orkun isimli tarih gazetesinin Nisan 1962 tarihli 3. nüshasında yayımlanmıştır. Bu yazıyı, aslına sadık kalarak, hiçbir imla düzeltmesi yapmadan sizlerle paylaşıyorum:

3 MAYIS 1944

3 Mayıs, Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar yalnız duygu ve düşünce olan, edebî ve ilmî sınırları pek aşmayan Türkçülük, 1944 yılının 3 Mayısında birdenbire hareket oluverdi.

Ali Suavi’ler, Süleyman Paşa’lar, Mehmet Emin’ler, Ziya Gökalp’ler, Rıza Nur’lar yalnız duygu, düşünce, iş Türkçüsü idiler. Hareket Türkçüsü olmamışlardır. Çırağan baskını Türkçü Ali Suavi’nin siyasi bir hareketiydi. Bunun Türkçülükle ilgisi yoktu. Sıhhiye vekili olduğu zaman gayritürkleri atarak yerine Türkleri yerleştiren Rıza Nur da fiili Türkçülük yapıyordu. Fakat bu da hareket değildi.

Türkçülükte ilk hareketi, 3 Mayıs 1944 çarşamba günü, Ankara’daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususi bir şerefi vardır.

Bundan sonra 3 Mayıs Türklerin günüdür. Ona bir bayram diyemeyeceğiz. Çünkü yıllarla süren büyük ıstırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kaabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşi ile yamanı ayırmak fırsatını vermiştir. O güne kadar tehlikelerden gafil bir child topluluğu ile yürüyen Türkçülük, 3 Mayısta gafletten ayılmış, maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayâlin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür.

Böyle sağlam bir sonuca varmak için çekilen bunca sıkıntılar boşa gitmiş sayılamaz. Bundan dolayı biz 3 Mayısa Türkçülerin günü deyip çıkıyoruz.

Türkçülük, tek sandığı düşmanına karşı 3 Mayıs hareketini yaparken onun çift olduğunu acı bir deneme ile öğrendi. Bu milli hareketin zaferinden korkan Türkçülük düşmanları, Türkçüler orta çağı andıran vahşetlerle hapse atılır ve aleyhlerinde türlü yayınlar yapılırken, onları tartışmaya çağırmak garabetini de gösterdiler. Tarih bunu bağışlamayacak ve Türkçülerin günü olan 3 Mayıs, bir gün Türklerin günü olunca onlar tarihin büyük mahkemesinde lâyık oldukları âkıbete uğrayacaklardır.

Türkçüler! Toplu veya yalnız, her yerde 3 Mayısı analım. Analım ve Kür Şad’ın hâtırasını yüceltelim. ATSIZ

(Yukarıdaki alıntıda bazı imla farklılıklarının olması, dilin yaşayan bir varlık olması ve zamanla uğradığı değişimle ilgilidir. Yoksa Nihal Atsız gibi bir usta kalemin kuralları bilmediğini düşünmek elbette mümkün değildir.)

Bu yıl Kırşehir’de de Türk Ocakları Kırşehir Şubesi çok kıymetli bir program hazırladı. 3 Mayıs 2026 Pazar günü saat 19.00’da Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen özel etkinlikte “3 Mayıs ve Türkçüler Günü’nün Düşündürdükleri” başlığı ele alındı. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfi Yıldırım’ın konuşmacı olarak yer aldığı programda, halk ozanı Hilmi Şahballı da bir konser verdi.

Türk Ocağı Kırşehir Şube Reisi Süleyman Doğan, program açılışında yaptığı konuşmada Türkçülüğün milli bir ruh olduğunu, vatan sevgisiyle birleşerek Türk milletini bağımsız ve güçlü kılma ülküsünü taşıdığını belirterek tüm Türk dünyasının 3 Mayıs Türkçüler Günü’nü kutladı.

Ben de kendisini Türk hisseden herkesin Türkçüler Günü’nü kutluyor, yazımı şu anlamlı hikâye ile bitirmek istiyorum:

“Kurtlar neden avlanmadan önce ulur? ‘Geyikler duyup kaçmaz mı?’ diye soran gence, yaşlı adam şöyle der:

‘Çünkü kurt, avına arkasından saldırmaz.

Avına korkusunu duyurarak gelir.

Hayvanlar içinde kurtlar, insanlar içinde Türkler, kimseyi arkadan vurmaz.’” 🇹🇷

Osman DEMİR

 

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir