Kırşehir’in İyilik Çınarı: MUZAFFER MARŞAP

Şehirler; sadece parklarıyla, yerleşim alanlarıyla, nüfusuyla, binalarıyla değil, o binalara ruh, toprağına değer katan insanlarıyla anılır. 

Bir tarih, kültür ve ilim-irfan yuvası olan Kırşehir denince akıllara Ahi Evran gelir, Yunus Emre gelir, Hacı Bektaş-ı Veli gelir. Kaya Şeyhi, Süleyman Türkmani, Ahmed-i Gülşehri, Şeyh Edebali, Cacabey gelir. 

Aşık Sait, Muharrem Ertaş, Hacı Taşan, Çekiç Ali, Şemsi Yastıman, Neşet Ertaş, Emel Taşçıoğlu, İsmail Altunsaray,  Abidin Usta, Zurnacı Ayvaz, Yeşim Köksal, Kemancı Vedat gelir. 

Erol Güngör, Oğuz Özdeş, Cevat Hakkı Tarım,  Burhan Ulutan, İlhan Kılıçözlü, Galip Demir, Mustafa Karagüllü gelir. 

Akla gelenler saymakla bitmez ama günümüz hayır severlerini hatırlayacak olursak mutlaka Muzaffer Marşap gelir.

Hayır işlerinde en ön safta koşan, Kırşehir’de silinmez izler bırakan Muzaffer Marşap, 25 Haziran 1948 tarihinde Aşıkpaşa Mahallesi Karlıoğlu Sokak’ta mütevazı bir ailenin çocuğu olarak hayata gözlerini açmıştır. Babası Kırşehir’in yerli ailelerinden “İllez’in Ali” olarak tanınan Ali Bey, annesi ise yine yerli ailelerden Tavşanlar sülalesinden Ali kızı Mercan Hanım’dır. Muzaffer Marşap; doğum yıllarına göre İsmet, Nisbet, Muzaffer, Ayhan ve Aliye isimli dört kardeşiyle birlikte büyümüştür. Babası Ali Bey’den aldığı terbiye ile yetişmiş, onlardan miras kalan paylaşma kültürünü bir ömür boyu omuzlarında taşımıştır.

1956 yılında Cumhuriyet İlkokulunu bitiren Marşap, Ankara Caddesi’nde şimdiki Ünal Çarşısı’nın olduğu yerde babasına ait bakkal dükkânında çalışmıştır. 1968 yılında başladığı askerlik görevini Aydın Söke ve Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda er olarak tamamlamıştır. Askerlik dönüşü bir süre zamanının meşhur marangozlarından Musa Akdeniz ve Kıyığın Ali’nin (Ali Kıyık) yanında çalışmıştır. 

1971 yılında Ulupınar köyünden Bayram Şahinci’nin kızı Durdu Hanım ile evlenmiştir. Durdu Hanım’la evliliklerinden Yasemin, Hakan, Oktay ve Rahman isimli dört çocuk sahibi olmuştur. Kızı Yasemin Kırşehir’de yaşarken, astsubay olan oğlu Hakan da emekli olduktan sonra Kırşehir’e yerleşmiştir. Üçüncü çocukları Oktay, 19 Mayıs Üniversitesinden Çevre Mühendisi olarak mezun olmuş ve günümüzde Kastamonu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü olarak görev yapmaktadır. En küçük oğlu Rahman ise baba mesleğini devam ettirmektedir. 

Daha sonra kendi işyerini kuran Marşap, marangozluk mesleğinin Zekeriya Peygamberin mesleği olduğunu bilerek sanatını bu anlayışla sürdürmüştür. 1990 yılında mobilya malzemesi toptancılığına başlamıştır. Kazandığını toplum ile paylaşmayı ve hayır yapmayı bir yaşam biçimi ve alışkanlık haline getiren Marşap, önce halkın ihtiyaç duyduğu yerlere köprüler yaptırmakla işe koyulmuştur. 

2002 yılında Bağbaşı’nda (E Tipi Kapalı Cezaevine giden yol) su kanalı üzerindeki tahta köprüden at arabası geçerken köprünün yıkılması sonucu at yaralanmış,  arabacı ise hayatını kaybetmiştir. Bu olayı öğrenen Marşap, ölen şahsı tanımasa da bu duruma çok üzülmüş ve buraya modern bir köprü inşa ettirmiştir. 2004 yılında ise eskiden Buğday Pazarı olarak bilinen yerdeki (Ahi Stadyumu geçişi) Kılıçözü Deresinin üstüne, günümüzde de kullanılan büyük köprüyü yaptırmıştır. 2006 yılında ise 24 Aralık 1919 tarihinde Kırşehir’e gelen Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının da kullandığı ilkel tahta köprünün yerine Kılıçcı Köprüsünü inşa ettirmiştir. 

Marşap; hayır yolculuğuna 1994 yılında Aşıkpaşa Karlı Çeşmesi’ni, ardından 1995 yılında Lise Çeşmesini, 2006 yılında ise Cacabey ve Banka Evlerine çeşme yaptırarak devam etmiş; inşa ettirdiği köprülerle yolları, çeşmelerle gönülleri birleştirmiştir. Benim bildiklerim bu kadar, başka çeşmeler olduğunu da öğrendim hangi çeşmeler diye sorduğumda “o kadar çok yaptırdım ki sayısını unuttum” cevabını verdi.   

Doğup, büyüdüğü ve kazandığı memleketine vefasını manevi alanlarda da sürdüren hayırsever Muzaffer Marşap, 02 Ağustos 2006 tarihinde dönemin İl Müftüsü Mehmet Emin Avcı ile imzaladığı sözleşme kapsamında, doğduğu Aşıkpaşa Mahallesi’ndeki eski camiyi yıktırıp yerine alt katı imam lojmanı (günümüzde Kur’an Kursu olarak kullanılmaktadır), üst katı ibadethane olmak üzere Karlıoğlu Camisi’ni inşa ettirmiştir. Daha geniş bir cami yaptırmak üzere bitişikteki arsayı da satın almış; hatta bu kutsal mekâna Kâbe’den bizzat getirdiği örtüyü hediye ederek gönüllerde taht kurmuştur.

Muzaffer Marşap’ın eğitim vizyonu ise 2006 yılı sonbaharında dönemin Kırşehir Valisi Mehmet Lütfullah Bilgin’in teşviki ile büyük bir yatırıma dönüşmüş; Muzaffer Marşap, Aşıkpaşa Mahallesinde 720 öğrenci kapasiteli 24 derslikli bir ilkokul yaptırma sözleşmesi imzalamıştır. (Taraflarca imzalanmış sözleşme örneği arşivimde mevcut olmakla birlikte tarih bölümü boş bırakılmıştır. Ancak Valilikteki görevim nedeniyle 2006 yılında olduğunu hatırlıyorum; hayırsever de bu tarihi doğrulamaktadır.) Titizlikle yürütülen okul inşaatı iki yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmış ve takvimler 10 Şubat 2009’u gösterdiğinde Kırşehir tarihi bir güne tanıklık etmiştir. Tamamlanan bu okul, Durdu-Muzaffer Marşap Turizm ve Otelcilik Lisesi olarak o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan tarafından bizzat törenle açılmıştır. Bu önemli açılış, Marşap’ın eğitime verdiği değerin devletin en üst kademesinde ne denli büyük bir takdirle karşılandığının somut bir göstergesi olmuştur. Bu okul, Turizm ve Otelcilik Lisesinin yeni binasına taşınması üzerine 2015 yılında Durdu-Muzaffer Marşap Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Muzaffer Marşap, okul inşaatı devam ederken diğer taraftan da Yusuf Demir Bilim Sanat Merkezi’nin yapımına katkı sağlamıştır. 

Kırşehir merkezinde 2003 yılında Selçuklu mimarisiyle inşa edilmek üzere Hoca Ahmet Yesevi Camii’nin temeli atılmıştır. Ahmet Oruç isimli bir hemşerimizin başkanlığını yaptığı dernek vasıtasıyla beş yıl içinde yapımının tamamlanması planlanmasına rağmen, maddi yetersizlik nedeniyle cami bir türlü bitirilememiştir. Bu noktada devreye Muzaffer Marşap girmiş ve dernek yönetimi ile el ele vererek camiyi bitirme aşamasına getirmiştir. Avlusu ile birlikte sekiz bin kişinin aynı anda namaz kılabileceği şekilde projelendirilen cami, dönemin İl Müftüsü Mustafa Balık’ın da katkılarıyla sekiz yılda tamamlanmıştır. Cami, Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında Kırşehir’e gelen Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş’in katılımıyla 23 Eylül 2011 tarihinde düzenlenen törenle resmen ibadete açılmıştır.

Hayır işinde çalışırken kendisini daha mutlu ve sağlıklı hissettiğini söyleyen Marşap, hizmet halkasını genişleterek Ahi Evran Üniversitesi kampüsüne bir cami yaptırmak istediğini dönemin Valisi Necati Şentürk’e aktarmıştır. Hayır işlerine büyük destek veren Vali Şentürk, Marşap’ı dönemin Rektörü Prof. Dr. Kudret Saylam ile bir araya getirmiştir. Yer tespitinin ardından kampüs içerisine 5 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği, 3 ana kapılı ve 4 minareli caminin temeli 2014 yılı içerisinde atılmıştır. 2015 yılında Rektörlük görevine atanan Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Vali Şentürk’ün büyük destekleri ile cami yine Ahilik Haftası içerisinde 23 Eylül 2021 tarihinde ibadete açılmıştır.

Hayrın hazzını yaşamayı alışkanlık haline getiren Muzaffer Marşap, cami ibadete açılır açılmaz aynı yere İlahiyat Fakültesi yapmak üzere kolları sıvamıştır. Kendi katkılarının yanı sıra temin ettiği desteklerle dört katlı, 17 Derslikli, 1 konferans salonu, 1 toplantı salonu, 1 bilgisayar laboratuvarı, 2 kütüphane ve 38 Öğretim elemanı odası bulunan İlahiyat Fakültesi binasını tamamlayarak üniversite gençliğine dev bir eser daha bırakmıştır. Marşap 11 Mayıs 2023 tarihinde okulun açılışında yaptığı konuşmada duygularını tek cümle ile ifade etmiştir: “Çok mutluyum, Allah bu duyguyu herkese nasip etsin!”

Yaptığı karşılıksız hizmetler nedeniyle Muzaffer Marşap, dönemin Kırşehir Valisi Mehmet Lütfullah Bilgin’in 2007 yılındaki teklifi ve İl Genel Meclisi’nin 2 Mart 2007 tarihinde aldığı kararla TBMM Üstün Hizmet Ödülü’ne aday gösterilmiştir. Eksik evrak ve belgelerin İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak tarafımca tamamlanmasının ardından, hayırsever Marşap, 2010 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Üstün Hizmet Ödülü ile taçlandırılmıştır. (TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu illerden gelen teklifleri belli aralıklarla değerlendirdiği için teklif yılı ile ödülün verildiği yıl arasında birkaç yıl geçebilmektedir.)

Bugün eşi Durdu Hanım ile birlikte dokuz torununu severek huzurlu bir ömür süren 78 yaşındaki Muzaffer Marşap, Kırşehirliler için sadece bir hayırsever değil, yaşayan bir iyilik önderidir. 

Memleketine kazandırdığı her taşta emeği ve vatan sevdası bulunan bu değerli büyüğümüze minnettarız; kendisine sağlıklı, huzurlu ve uzun ömürler diliyoruz. 

Şimdi ne yapıyor diye soracak olursanız; her sabah erkenden kalkıp Kılıçözü Küçük Sanayi Sitesindeki oğlu Rahman’ın işlettiği iş yerinde bir süre oturmakta, saat 11.00 sularında ise üniversite kampüsündeki camiye gitmektedir. 

“Muzaffer Amca, her gün niye gidiyorsun?” sorumuza ise şu cevabı vermektedir: “Camide öğle namazını kılıyorum. Ardından aksayan, eskiyen yerlerin bakım ve onarımını yaptırıyorum. Artan zamanlarda da üniversite bahçesine ağaç dikiyorum. Açıkçası yapılacak yeni hayır işleri arıyorum.”

Osman DEMİR

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir