Ahilik Haftası’ndan Kültür Yolu’na: Kırşehir İçin Yeni Bir Ufuk 

Kırşehir’de bu yıl 38.’si düzenlenen Ahilik Haftası, kültürel mirasımıza yakışır biçimde coşkuyla kutlandı. Sempozyum ve paneller, konserler, gastronomi, sergiler, Kitap ve kadın kooperatifleri fuarı, anma programları ve uluslararası düzeyde katılımlarla dolu dolu geçen bir hafta geride kaldı. Bu etkinliklerin tamamında, Kırşehir’in taşıdığı kadim miras bir kez daha hatırlandı, sahiplenildi.

 Ahilik, yalnızca esnafa dair bir öğreti değil; dürüstlüğü, kardeşliği ve adaletli paylaşımı esas alan bir yaşam biçimidir. İşte bu anlayış, Kırşehir’in ruhunu yansıtan temel değerlerdendir.

Yazımın başında etkinlikle ilgili görüşlerimi ifade etmek isterim: Ahilik programlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında etkin olarak en az 20 yıl görev alan birisi olarak söylüyorum ki; gerçekten 38. Ahilik Haftası güzel hazırlanmış ve dolu dolu geçen bir etkinlik oldu.

Öncelikle Ahiliğin ve Kırşehir’in tanıtımı noktasında büyük mesafe alındı. Ahilik Haftası Merkez Yürütme Kurulunda üye olan ve şimdiye kadar birkaç belgesel çekiminin dışında katkı sunmayan TRT bu yıl büyük bir görev üstlendi. Hemşehrimiz Prof. Dr. İlhan Şahin’in  Pelin Çift ile Gündem Ötesi programında yaptığı açıklamalar ve bu programın yayını öncesi yapılan tanıtım reklamı ülkemiz genelinde gündem oldu. Yine TRT sanatçılarının katıldığı konserin canlı yayınlanması çok önemliydi. Hele TRT’nin sevilen dizisi Gönül Dağı’nda 38. Ahilik Haftasının konu edilmesi  tanıtımı adeta zirveye taşıdı. Valilikçe sosyal medyada yapılan paylaşımlar da son derece güzel ve etkileyici idi.

Tabii, uzun süreli festival ve programların konserler, gösteriler ve gastronomi ile zenginleştirilmesi halkın ilgisini çekmek adına önem arz etmektedir. Hatta görevde olduğum yıllarda Masterchef isimli programın Kırşehir’de çekimi için girişimlerde bulunduk ama başarılı olamadık. Önümüzdeki yılın programı hazırlanırken bu seçenek mutlaka değerlendirilmelidir. Bölüm çekimi mümkün olmaz ise şeflerden birisi yapılan yemek yarışmasına juri üyesi olarak getirilmelidir.  Bazı arkadaşlarımızın Ahi Pilav ikramı ve düzenlenen konserlere getirdikleri eleştirilere saygı duymakla birlikte, katılmadığımı ifade etmek istiyorum.

Ahilik Haftasının hazırlanmasında emeği geçen Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’ın şahsında Bakanlık çalışanlarına, tüm programları yakından takip eden Kırşehir Valimiz Murat Sefa Demiryürek’in şahsında Kırşehir’de görev alan kurum amirleri ve çalışanlarına, Milletvekilimiz Necmettin Erkan’a, TRT Genel Müdürümüze, Ahi Evran Üniversitemize, görev alan merkezi ve yerel tüm kurumlara, bu işin maddi boyutuna en büyük katkıyı sunan TOBB, TESK, TESKOMB ile Kırşehir’deki Ticaret ve Esnaf odalarının başkanlarına ve çalışanlarına, kısacası görev alan ve programlara katılım sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum.

Teşekkür faslından sonra kutlamalar kapsamında bu toprakların yetiştirdiği iki büyük isim de unutulmadı. Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş, vefat günü olan 25 Eylül’de hem mezarı başında hem Cacabey meydanında hem de Gönül Dağı’nın zirvesinde 40 saz eşliğinde anıldı. Bugün ise gönül eri Yunus Emre Kırşehir ve Aksaray Valiliklerince hazırlanan ortak programla Ziyarettepe’de mezarı başında dualarla yâd edilecek.

Böylesine güçlü bir kültürel yoğunluk, Kırşehir’e sadece geçmişin değil, geleceğin de sorumluluğunu yüklüyor.

Tam da bu noktada, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın her geçen yıl kapsamını genişlettiği Kültür Yolu Festivalleri Kırşehir için değerlendirilmesi gereken önemli bir fırsattır.

2025 yılında, Kültür Yolu Festivali kapsamındaki şehir sayısı 20’ye yükseldi. Bu şehirler arasında Adana, Mardin, Manisa, Şanlıurfa, Samsun, Bursa, Trabzon, Van, Nevşehir, Erzurum, Çanakkale, Kayseri, Gaziantep, Ankara, Konya, İstanbul, Malatya, Diyarbakır, İzmir ve Antalya yer alıyor. Yapılan bu festivaller zincirine, 2026’da Aydın, Eskişehir, Mersin, Kahramanmaraş, Ordu ve Sakarya gibi iller de eklenerek şehir sayısı 26‘ya, 2027’de ise Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın katılımıyla sayı 32’ye ulaşacak. Neden bu zincirde Kırşehir de yer almasın?

Ahilik, Neşet Ertaş, Yunus Emre… Sadece bu üç isim bile Kırşehir’in Kültür Yolu kapsamına alınması için fazlasıyla güçlü gerekçelerdir. Ayrıca Kırşehir’in UNESCO Müzik Şehri olması, zengin kültürü ve sahip olduğu tarihi eserler, mutfağı ve misafirperverliğiyle de bu festivale benzersiz katkı sunacağı açıktır.

İşte bu noktada görev, şehir yöneticileri, siyasetçiler, STK’lar ve kanaat önderlerine düşüyor.  Kültür Yolu Festivali gibi prestijli bir organizasyona dâhil olabilmek için siyaseti, kısır çekişmeyi bir kenara bırakarak koordineli ve kararlı bir çalışma gerekiyor. Yapılacak çalışmaya muhalefete mensup siyasetçilerin de destek vereceğine inanıyorum. Kırşehir Valimiz Murat Sefa Demiryürek bu birlikteliği sağlayacak konumdadır. 

Daha önce bu konuda girişimde bulunmak için bir fikir oluştu ama süreç maalesef akamete uğradı. Bu arzu sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına yazı yazmakla sınırlı kaldı. Hepimiz biliyoruz ki yazı yazmakla böylesine önemli işlerde sonuç almak mümkün değil. Önce şehirde birliktelik sağlamak ve konuyu Bakanlık nezdinde sıkı takip etmek gerekiyor.    

Burada özellikle iktidar partisi Milletvekili Necmettin Erkan’a büyük görev düşüyor. Kırşehir’in bu talebini en üst noktaya taşıma kabiliyeti olduğunu en iyi bilenlerdenim. Ayrıca TRT’nin Ahilik konulu film çekmesi ve Devlet Tiyatrolarının oyun hazırlaması konusunda da müjdesini bekliyoruz. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan’ın bu süreçte Kırşehir adına önemli bir avantaj olacağı unutulmamalıdır. Özellikle  Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahiliğe olan ilgisi, sazın ve sözün üstadı Neşet Ertaş’a olan muhabbeti hedefe ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Yeter ki yola çıkalım gerisi gelecektir.  

Elbette bu tür büyük organizasyonlara dahil olmak zaman alabilir. Ancak bu süre zarfında farklı alternatifler de değerlendirilebilir. Örneğin bu yıl ilk kez Hakkâri, Şırnak, Bitlis, Tunceli ve Bingöl’de hayata geçirilen Bir Anadolu Şenliği modeli… 2026 yılında bu şenliğin kapsamının genişletilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Kırşehir, Kültür Yolu Festivali kapsamına alınıncaya kadar geçici olarak bu yapının içerisinde kültürel varlığını daha geniş kitlelere tanıtabilir.

Sonuç olarak:  

  1. Ahilik Haftası, Kırşehir’in sahip olduğu derin kültürel mirası bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu değerlerin yılda bir kez hatırlanıp unutulmaması gerekir. Kalıcı, kurumsal, sürdürülebilir adımlar atılmalı ve bu miras gelecek nesillere etkin biçimde aktarılmalıdır.

Kırşehir bunu fazlasıyla hak ediyor. Yeter ki biz birlikte düşünelim, birlikte hareket edelim. Çünkü bu şehir; Ahilik ruhuyla yoğrulmuş, Neşet Ertaş’ın sazıyla tanınmış, Aşık Paşa’nın, Gülşehri’nin, Yunus Emre’nin diliyle konuşmuş bir şehirdir.

Ve bu şehir, kültürün yolu üzerinde olmayı çoktan hak etmiştir.

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir