MEKANIN SAHİBİ GERİ DÖNDÜ

Doğa, hafızasını asla silmiyor; biz unutsak da o unutmuyor. 

İnsanoğlu olarak imar planlarıyla, betonla, parklarla dere yataklarının üstünü kapatabileceğimizi, orayı “evcilleştirebileceğimizi” sanıyoruz. 

Ancak Kervansaray Dağları’ndan inen suların eski sel yataklarını arayıp bulması, tam anlamıyla “mekanın sahibi geri geldi” duruşu.

Geçtiğimiz hafta sonu Kırşehir merkezinde, Kaman’da, Çiçekdağı’nda ve köylerimizde ne yazık ki bu gerçeği acı bir şekilde yaşadık. 

Sağanak yağışın ardından gelen sel suları sokakları nehre çevirdi; çok sayıda evi ve işyerini bastı. 

Çiftçilerimizin binbir emekle büyüttüğü mahsulleri sular altında kaldı.

Bu manzara akıllara ister istemez 1987 yılında yaşanan o acı sel felaketini getirdi. 

O dönemde Kırşehir’de meydana gelen ve hafızalardan silinmeyen sel felaketinde Ökse bölgesinde bir öğretmenimiz akıntıya kapılarak hayatını kaybetmişti. 

Doğanın bu uyarısını, bu kez can kaybı olmadan atlatmış olmak gerçekten en büyük tesellimiz.

Hastanenin önüne ısrarla yapılmak istenen alt geçit hikayesi ise Türkiye’deki “siyaset-bilim” çatışmasının en somut örneği olarak karşımıza çıkıyor. 

Siyasilerin, ‘49 yıldır sel olmadı’  ısrarlarına rağmen DSİ yetkilileri ‘kapatılmış olsa da bölgede sel yatakları bulunduğunu’ söyleyerek alt geçit yapılmasına izin vermedi. Yerine üst geçit inşa edildi.

Dönemin DSİ yetkililerinin baskılara direnmesi ve “49 yıldır sel gelmemesi, hiç gelmeyeceği anlamına gelmez” vizyonu, geçtiğimiz Cumartesi günü olası bir facianın önüne geçti. 

Eğer o gün o alt geçit yapılsaydı, belki bugün Kırşehir’de maalesef çok daha trajik, can yakan sahneleri ve kayıpları konuşuyor olacaktık. 

Bilimin ve liyakatin sesini dinlemek hayat kurtarır; bu olay bunun en net kanıtıdır.

Belediyelerin oy veya rant kaygısıyla verdiği yapılaşma izinleri ve ardından gelen imar afları, doğaya karşı işlenmiş suçların yasal kılıfı oluyor. 

Doğa ana ne mahkeme dinliyor ne imar affı; kendi kanununu kendi yazıyor. 

Doğayla kavga eden her zaman kaybediyor.

Devletin tüm kurumları el ele verip yaraları sarma telaşı içindeyken bir de üstüne A Millilerimizin Kanada’da Avustralya’ya 2-0 kaybetmesi tüm ülkenin moralini iyice aşağı çekti.

Toplum olarak başarıya, kenetlenmeye ve güzel bir galibiyetle nefes almaya çok ihtiyacımız vardı. 

Kendimizi çok inanarak ekrana kilitlemiştik ama sporun içinde bu sonuçlar da var. 

Umuyoruz ki bu mağlubiyetten gerekli dersler çıkarılır ve millilerimiz önümüzdeki maçlarda bize o beklediğimiz sevinci yaşatır.

Kırşehir merkezine, Kaman’a, Çiçekdağı’na ve zarar gören tüm köylere, çiftçilerimize tekrar çok geçmiş olsun. 

Doğaya saygı duyduğumuz, bilimin ışığında şehirler inşa ettiğimiz günlerde, daha güzel ve afetten uzak yaşamak dileğiyle.

Osman DEMİR

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir