Galip Demir: Bir Kültür ve Ahilik Neferi

Kültürel değerlerin hızla aşındığı bir çağda, geçmişle gelecek arasında köprü kuran, özüyle sözüyle yaşayan nadir isimlerden biridir Galip Demir.

Bu değerli şahsiyet, yalnızca bir birey olarak değil, bir kültür taşıyıcısı, bir eğitim gönüllüsü ve Ahilik teşkilatının yılmaz savunucusu olarak hafızalarda yer etti. 

Hayatının her döneminde bilgiyi, tecrübeyi ve kültürel mirası bir arada taşımayı başaran Galip Demir; eğitimde, yayıncılıkta, vakıf başkanlığında ve toplumsal gelişim alanlarında yaptığı katkılarla adeta bir kültür neferi oldu. Bu yazıda, onun yaşamından süzülen anlamlı izleri, Ahilik’e adanmış gayretlerini ve topluma bıraktığı derin mirası birlikte hatırlayacağız.

Galip Demir, 1938 yılında Kırşehir’in Kaman ilçesinde dünyaya geldi. Babası Demirciler olarak bilinen Kaman’ın yerli ailelerinden Süleyman, annesi ise Adviye hanımdır. 

1940’lı yıllarda Ankara’ya taşınan babası Süleyman Efendi burada yıllarca Vehbi Koç’la aynı semtte bakkaliye işletti. Dolayısıyla Galip Demir’in çocukluk ve gençlik yılları Ankara’da geçti. Eğitim hayatına Ankara’da başlayan Galip Demir, ilk, orta ve lise öğrenimini burada tamamladı. Yaz tatillerinde ailesine katkı sağlamak amacıyla matbaada çıraklık yaptı. 

1959 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’ne girerek yüksek öğrenimine başladı ancak babasının işlerinin kötü gitmesi ve yaşadığı maddi zorluklar nedeniyle eğitimini tamamlayamadı. Yaşanan onca sıkıntının içinde tek erkek kardeşi olan 17 yaşındaki Talip, Harp Okulu sınavına katılmak için gittiği İstanbul’da denizde boğularak hayatını kaybetti. Bu ani ölüm aileyi derinden etkiledi.

 Ailece yaşadıkları tüm zorluklara rağmen yılmayan Galip Demir, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin Sanayi Bölümü’ne devam etti ve buradan derece ile mezun oldu. Akademide yapılan yurtdışı burs sınavına katıldı ve sınavı ikinci sırada kazanarak eğitimine yurtdışında devam etme hakkı kazandı.

Amerika Birleşik Devletleri’ne giderek Georgetown Üniversitesi’nde İngilizce eğitimi alan Galip Demir, burada bulunduğu süre zarfında Prof. Dr. Joe Pierce ile birlikte Türkiye üzerine antropolojik çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan ve günümüzde üniversitelerin antropoloji bölümlerinde kaynak eser olarak gösterilen “A Life in Turkey Village” (Bir Türk Köyünde Yaşam) adlı kitabın yazılmasına katkıda bulundu. ABD’deki eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönen Demir, özel sektörde çeşitli yöneticilik görevlerinde bulundu. Akademik ve kültürel birikimini iş hayatına da taşıyarak, hem iş dünyasına hem de toplumsal gelişmeye önemli katkılar sundu.

1966 yılında Ankara’da Zırhlı Birlikler Okulunda vatani görevine başlayan Galip Demir, çok iyi derecede İngilizce bilmesi nedeniyle Amerikan Subay Kulübünde Tankçı Yedek Subay olarak  vatani görevini tamamladı. 

Galip Demir, 19 Haziran 1968 tarihinde Ankara Çankaya Emniyet Müdürü olarak görev yapan Kırşehir’in yerli ailelerinden Nihat Türközü’nün kızı Nermin hanımla evlendi. Aynı yıl İstanbul’a yerleşen Galip Demir, bir süre  Türk Philips şirketinde Genel Koordinatör olarak çalıştıktan sonra 1974 yılında gençlik hayali olan Sade Ofset adı altında matbaasını kurdu. Matbaada çırak olarak çalıştığı günleri hiç unutmayan Galip Demir, İstanbul Matbaa Çıraklık Merkezinin kurulmasına öncülük etti. Meslek kuruluşlarında yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevlerinde bulundu.   

Kayınpederi Nihat Türközü onu başta Şemsi Yastıman olmak üzere İstanbul’da yaşayan Kırşehirlilerle tanıştırdı. Şemsi Yastıman’ın düzenlediği Helebiş Gecelerinde eğlencenin yanı sıra İstanbul’daki Kırşehirlilerin bir çatı altında toplanması ve kültürünün tanıtılması için çalışmalar yapılıyordu.

     

Kuruluş Kararı 25 Kasım 1985 tarih ve 18939 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı’nın; Burhaneddin ULUTAN, Refik SOYKUT, Ali Rıza EKİNCİ, Muzaffer MERMER, Hasan Mazhar Lütfullah ÇELEBİ, Celâl ÖZDEMİR, Şemsi YASTIMAN, Ali UĞURLU, Selahattin SAYGI, Mustafa KARAGÜLLÜ, Yaşar NURAL, Galip DEMİR, İlhan ŞAHİN ile birlikte kurucuları arasında yer aldı.

1987 yılında vakfın genel başkanlığına seçilen Demir, bu görevi ömrünün son gününe kadar başarı ile sürdürdü. İstanbul’da her fırsatta ve her mekanda Ahilik konulu ilmi toplantılar düzenledi. 

Cumhurbaşkanlarına, Başbakanlara, üst yöneticilere, iş insanlarına kadar her kesime Ahiliği anlattı. Her yıl Ahilik Haftasında eksiksiz olarak üst düzey yöneticilerin katıldığı etkinlikler ve kurduğu ekiple Şed Kuşatma gösterileri düzenledi. Basın kuruluşlarının merkezi konumundaki İstanbul’da yapılan faaliyetler TV ve basın kuruluşlarında yer aldı. Dolayısıyla bu yayınlar Ahilik’in ülke genelinde bilinirliğine önemli katkılar sağladı.

Hayatını Türk kültürüne adayan ve özellikle Ahilik üzerine yoğunlaşan Galip Demir, Ahilik kültürü ve esnaf ahlakı üzerine çeşitli makaleler ve kitaplar yayımladı, bildiriler sundu. 1998 yılında Türk Kültürü Ahilik, 2000 yılında Osmanlı Devleti’nin Kuruluşu ve Ahilik,  2002 yılında Ombudsman Aranıyor,  2004 yılında da Ahilik ve Demokrasi isimli geniş hacimli kitapları ilim dünyasının istifadesine sundu. 

Kırşehir’e üniversitesi kurulmasına yönelik lobi çalışması yapmak üzere Ahi Kültürünü Araştırma ve Eğitim Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren “Kırşehir Ahi Evran Teknik Üniversitesi Kurma Grubunun” içerisinde yer alarak, çalışmalara destek verdi. 1995 yılında Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu’nun davetiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne yeniden gitti. Burada birçok şehirde Ahilik kültürü üzerine konferanslar verdi, Türk kültürünün tanıtımını ve yayılmasını sağladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Tüketici Koruma Kanunu’nun hazırlık sürecine de katkı sundu. Ahilik ilkeleri doğrultusunda kaleme aldığı “Ahilik – Tüketici İlişkileri” başlıklı raporu, kanun hazırlık sürecinde dikkate alındı. Bu çalışmanın bir sonucu olarak kurulan Tüketici Konseyi’nde vakfı temsilen asli üye olarak görev aldı. Aynı yıl “Tüketicinin Korunması” temalı tebliği, Esnaf Konfederasyonu tarafından kitaplaştırıldı.

Ahilik başta olmak üzere, Kırşehir’in eğitimine ve kültürüne katkılarından dolayı Kırşehir Valiliği’nce  memleketi olan Kaman’ın Cuma mahallesinde yapılan ilkokula adı verildi. TBMM Üstün Hizmet Ödülü verilmesi için teklifte bulunuldu.

2007 yılında Ahilik haftası içerisinde her yıl Yılın Ahisi, Yılın Kalfası, Yılın Çırağına ödül verilmesinin yanı sıra Ahilik’e katkı sunanlara Ahilik Hizmet Ödülü ve Ahilik Onur Ödülü verilmesi kararlaştırıldı. Kırşehir Valiliğinin teklifi ile Ahilik Yürütme Kurulunca 2007 yılında Ahilik Hizmet Ödülü’nün Galip Demir’e verilmesi kararlaştırıldı. Rahatsız olan Galip Demir, 11. 09. 2007 tarihinde vefat edince ödülü Ahilik törenlerinde eşi Nermin hanım ile oğlu Murat’a takdim edildi.

2 çocuk babası olan Demir, çocuklarını da vatan, millet, Kırşehir ve Ahilik sevdalısı olarak yetiştirdi. Onun yolunda giden evlatları Murat ve Süleyman babalarının mesleği olan matbaacılığı sürdürürken diğer taraftan Ahilik Kültürü Araştırma Vakfı yönetiminde yer alarak hizmete devam etmektedirler.

Galip Demir, yalnızca bir yazar değil, aynı zamanda bir kültür elçisi, eğitim gönüllüsü ve toplum önderidir. Hayatı boyunca hem Ahilik kültürünü yaşatmak hem de genç nesillere bu kültürü aktarmak adına özveriyle çalıştı. Türk toplumunun manevi değerlerine sahip çıkan örnek bir şahsiyet olarak hafızalara kazındı. Kırşehir’e hizmeti ilke edinmiş bir isim olan Demir, eğitim ve kültür alanında sayısız katkılar sunarak önemli izler bıraktı.

Bugün onun adı, kültürel mirasa sahip çıkanların dilinde; onun eserleri ise gelecek nesillere bırakılmış birer emanet olarak yaşamaya devam etmektedir.

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir