ADALET TÜRKÜSÜ
Adalet dillerde tespihtir sözde,
Dürüstlükten eser kalmamış özde.
Şimdi haklı mağdur, çalanlar gözde.
Bunca yaşananlar düş mü, gerçek mi?
Hırsızlar urgana çekilecek mi?
Bir çark kurulmuş ki çalan çalana.
Dünyalar dayanmaz böyle talana.
Adalet yaraşır insan olana.
Mutluluk sazını hırsızlar çalmış;
Masumun gülüşü mahşere kalmış.
Fakir gidip ekmek çalsa fırından
Tokluğun bedeli yıllarca zindan !
Bu nasıl adalet, bu nasıl vicdan?
Çalacaksa insan büyük çalmalı(!)
Dev vurgunlar yapıp hep bey kalmalı(!)
Modern yöntemlerle halkı soyanlar ,
Temiz yüreklere mezar oyanlar
Yamyamlık yapmaktan şeref duyanlar!
Serveti sırtında götüren mi var?
Çaldığını yiyip bitiren mi var?
Yüreklerde bir hırs, başlarda duman;
Haksızlar elinde tutuklu zaman.
Boşuna inliyor bu kırık keman.
Umutlar ok yutmuş yılana benzer;
Neden makam bulan,” çalan”a benzer?
Zaman bir kasırga, biz yırtık kâğıt…
Çalınmış yıllara boşadır ağıt.
Bari son nefeste mutluluk dağıt.
Doğruyla yanlışı seçemeyiz biz;
Dünya mallarından geçemeyiz biz.
Gönlümüzde” hayır”, ensemizde “ şer”.
Zalimler dünyaya kurmuşlar mahşer
Niçin hakkımıza haksızlık düşer?
Bizde mutluluğun tadı kayıptır.
Sevginin, dostluğun adı kayıptır.
Adalet dillerde türküdür sözde.
Doğruluk zerresi kalmamış özde.
Haklı, yere düşmüş, hırsızlar gözde.
Çalıp çırpmak boşa, ölüm son gerçek.
İlahi adalet gerçekleşecek.
Çerkez BOZDAĞ
