HAFIZA KAYBI VE SAHİPSİZ KALAN MİRAS: SAYAÇ SIFIRLANDI, KAPIYA KİLİT VURULDU

Geçtiğimiz haftaki köşe yazımda, Kırşehir Valiliğimiz öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT desteğiyle 7-8-9 Ağustos tarihlerinde ikincisi düzenlenen Neşet Ertaş Kültür ve Müzik Festivali hakkında genel bir değerlendirme yapmıştım.

Yazımda Kırşehir’imize yakışan bu organizasyon için başta Valimiz Sayın Murat Sefa Demiryürek olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletmiştim.

Ancak göz ardı edilmemesi gereken ve bir sonraki yazımda ele alacağımı belirttiğim önemli hususlar vardı.

Bunlardan birincisi, festivalin kurumsal hafızası ve tarihindeki unutkanlıktır.

Bu organizasyon 2025’te birinci, bu yıl ise (2026) ikinci festival olarak sunuldu.

Oysa devletin arşivleri ortadadır. İsteyen herkesin ulaşabileceği resmî kayıtlara bakılsaydı —hatta arşivlere bakılmadıysa basit bir internet araması dahi yapılsaydı— gerçek tablo net bir şekilde görülecekti.

Bu festival ilk olarak 22-23-24 Eylül 2017 tarihlerinde “1. Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Festivali” adıyla düzenlendi.

Dönemin Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin yoğun gayretleri ve Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Parlak’ın ana yönlendiriciliğiyle gerçekleşen festivale halk büyük ilgi gösterdi; paneller, açık oturumlar yapıldı, şehir üç gün boyunca müziğe doydu.

Üstelik festivalin açılışını, Ahilik kutlamaları için şehrimize gelen dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım yapmıştı.

İkinci festival yine aynı isimle 3-4-5 Ağustos 2018 tarihlerinde yapıldı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın katılarak seslendirdiği türkülerle festivale renk kattı.

Üçüncü festival ise 3 Ekim 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ve Prof. Dr. Erol Parlak’ın konuşmalarıyla başlayan bu kapsamlı program da dâhil olmak üzere, her üç festival de Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirildi.

Pandemi sebebiyle verilen aranın ardından Kırşehir Belediyesi Büyük Üstadın ölüm yıldönümlerinde münferiden etkinlikler düzenlemeye devam etti.

Valimiz Sayın Murat Sefa Demiryürek’in ilimize atanmasıyla bu güzel etkinlik yeniden başlatıldı. Ancak 2025’te 4’üncüsü, 2026’da 5’incisi yapılması gereken festivalde “Sanat” kelimesi “Müzik” olarak değiştirildi ve sayaç sıfırlanıp başa dönüldü.

Bu çok mu önemli diyebilirsiniz? Evet, çok önemli. “Ben yaptım oldu” anlayışı artık çok eskilerde kaldı. Geçmişi yok sayamayız; bir etkinlik yaparken evveliyatına bakmak ve emeği geçenleri yâd etmek son derece önemli.

Acaba daha önce yapıldığı unutulmuş olabilir mi diye düşünüyorum ama bu mümkün değil.

Açılışları başbakan ve cumhurbaşkanı düzeyinde yapılmış, Cumhurbaşkanlığı himayesinde yürütülmüş bir geçmişi yok saymayı sıradan bir unutkanlıkla değil, ancak hafıza kaybıyla açıklayabiliriz.

Zararın neresinden dönülse kârdır. 2027 etkinlikleri inşallah “6. Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Festivali” veya “6. Neşet Ertaş Kültür ve Müzik Festivali” adıyla düzenlenir.

———————————————————————————————————————————————————————-

İkinci ve canımı çok daha fazla acıtan konu ise Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi’nin kaderine terk edilmesidir.

Yeni Vali Konutunun tamamlanmasıyla Yenice Mahallesi’ndeki eski konut 2012 yılında boşaltıldı.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Neşet Ertaş’ın cenaze töreni sonrasında Valimiz Sayın Özdemir Çakacak bu konutu Neşet Ertaş adına bir müze olarak değerlendirmek istedi.

2013 yılında yapılan araştırmalarda Kültür ve Turizm Bakanlığı üzerinden müze yapmanın mevzuat ve prosedürler nedeniyle çok uzun zaman alacağı görüldü. Bunun üzerine Sayın Valimiz beni görevlendirdi ve sürecin, müdürlüğünü yürüttüğüm Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliği üzerinden yürütülmesine karar verildi.

Konunun uzmanı 2017 yılında hayatını kaybeden etnomüzikolog, müzik terapisti, Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu (TÜMATA) kurucusu Dr. Öğr. Üyesi Rahmi Oruç Güvenç, Mehmet Ali Şenol, geniş bir yazım ve çizim ekibi ile naçizane benim de içinde bulunduğum kadroyla gece gündüz demeden çalıştık.

Dede Korkut’tan günümüze Anadolu topraklarındaki Gönül Sultanları ile Sümerlerden günümüze halk çalgılarının yer aldığı harika bir konsept hazırladık. Giriş katını Kırşehir’in yetiştirdiği ozanlara, şairlere, gönül erlerine ve merhum Neşet Ertaş’a ayırdık.

Merhuma ayırdığımız odaya, o dönemde henüz çok yaygın olmayan silikon kaplamalı, “Neredesin Sen” türküsünü söyleyen android bir Neşet Ertaş modeli yerleştirdik. Açılıştan bir gün önce Büyük Üstadın oğlu Hüseyin Ertaş’ı Kültür Evi’ni görmesi için götürdüm. Babasının canlı gibi duran modelini görünce çok duygulandı ve “Babamı canlı görmüş gibi oldum,” diyerek hislerini dile getirdi.

Her ozanımız, gönül sultanımız ve çalgı aleti için kulaklıkla sesli dinleme sistemi kurduk. Mevzuat gereği “Müze” adını kullanamadığımız için “Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi” adını verdik. Valimiz Özdemir Çakacak, yaptığımız işin her adımını takip etti.

Kültür Evini sadece gezilecek bir yer değil, yaşayan bir mekân olarak tasarladık. Girişteki danışmada Neşet Ertaş resimli anahtarlık, kalem, magnet, küçük saz ve CD’lerin satılacağı bir bölüm oluşturduk. Bahçeye kamelyalar, masa ve sandalyeler yerleştirdik; arka bölüme çay ocağı ve mini market alanları yaptık. İlerleyen süreçte üstü tente ile kapatılacak alanda Kırşehir Abdallar Müzik Topluluğu sanatçıları haftanın iki-üç günü konserler verecekti. Ziyaretçiler de Müze Kafe ortamında çayını kahvesini içip kuruyemişini, kekini, tostunu yiyebilecekti.

Yoğun emeğin ardından Sayın Valimize verdiğimiz sözü tuttuk ve Kültür Evi’ni Neşet Ertaş’ın ölümünün 2. yıl dönümünde hazır hâle getirdik.

Neticede Kültür Evi, 27 Eylül 2014 tarihinde, Kırşehir’de 27. Ahilik Haftası etkinliklerine katılan dönemin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından ziyarete açıldı. Kültür Evi gerek Başbakan Davutoğlu ve beraberindeki heyet gerek açılış için davet ettiğimiz çok sayıda ünlü THM sanatçısı tarafından çok beğenildi, takdir edildi.

Hatta akademisyen olan Başbakan Ahmet Davutoğlu, titiz çalışmaları görünce, “Buradan ciltler dolusu kitap çıkar, ben de faydalanmak isterim; bu çalışmaları bana gönderin,” dedi.

Yayımlanan Valiler Kararnamesi nedeniyle Mersin’e atanan Valimiz Sayın Özdemir Çakacak açılıştan 3 gün sonra ilimizden ayrıldı. Ne yazık ki görev sürem boyunca tüm ısrarlarıma rağmen müze kafe ve satış ofisi hayalimizi hayata geçiremedik.

Yine de Köylere Hizmet Götürme Birliği idaresinde, kısıtlı personelle de olsa Kültür Evi’ni sürekli açık tutmayı başardık. Ancak ben Birlik Müdürlüğü görevinden ayrıldıktan sonra yönetimi önce İl Özel İdaresine, ardından da İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne devredildi. Tahsis süresi tamamlanınca yeniden İl Özel İdaresi uhdesine geçti. İŞKUR üzerinden kısa süreli görevlendirilen personelle yürütülmeye çalışılan Kültür Evi açıkçası sahipsiz kaldı.

Bırakın normal günlerde açık tutulmayı, uzun süre kapısına asma kilit vuruldu. Neşet Ertaş Festivali’nin yapıldığı günlerde dahi kapıları kilitliydi! Yaz sezonu nedeniyle Kırşehir’e gelen gurbetçilerimiz, bu güzergâhı kullanan ziyaretçiler, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri için bölgeye akın eden insanlar Kültür Evi’nin kapısından sitem ederek geri döndü.

Bundan üç beş gün önce kapıdaki asma kilidin yanına “Tadilat Nedeniyle Kapalı” ibaresi ve proje uygulanacağına dair yazı asılmış.

Kapalı görünce ne kadar üzüldüysem, KOP kaynaklı iyileştirme yapılacağını öğrenince de o kadar mutlu oldum.

Ancak Kültür Evinde ziyareti engelleyecek, yıkık dökük bir durum şu anda söz konusu değil. Henüz projenin başlaması da söz konusu değil.

Bence Kültür Evi yeniden ziyarete açılmalı. Gelen insanlar eli boş dönmemeli.

Ayrıca, ne kadar iyileştirme yaparsanız yapın ehil personel verilmediği için kapatılan Kültür Evinde, proje bittikten sonra personel ihtiyacı olmayacak mı?

Lütfen, sürekli ve turizmi seven daimi bir kamu görevlisinin sorumluluğuna destek ekibi verin; burası sürekli açık tutulsun. Açıkçası, yine personel sıkıntısından dolayı kapalı tutulacaksa boşa masraf etmeyin. Bir kültür evini dahi açık tutamayan anlayışla Kırşehir’de turizmi nasıl geliştireceğiz?

Kültür Evi’nin kapısına kilit vurmak ne vicdana ne de hakikate sığar.

Kültür Evi’nin kapısına kilit vuranları Neşet Ertaş’ın, onun kültürünü ayakta tutmaya çalışan abdallarımızın ve millî kültürümüzün hamurunu yoğuran Gönül Sultanlarının vicdanına havale ediyorum.

Açık söylüyorum; biz affetmeyiz ama o yüce gönüllü insanlar, umarım sizi affederler!

Osman DEMİR

By admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

;