Kırşehir’e Kara Sevdalı Bir Bilge: İlhan Kılıçözlü
Kimi insanlar vardır; doğduğu toprağa öyle bir bağlanır ki nereye giderse gitsin, o toprak kalbinin bir köşesinde durur. Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü işte bu aidiyetin yaşayan en güçlü simalarından biridir. O, Kırşehir’e yalnızca gönülden bağlı değil, adeta kara sevdalı bir bilim insanı, bir kültür koruyucusudur.
Amerika Birleşik Devletleri’ne tıp eğitimi için giderken yanına bir mendile sarılı Kırşehir toprağını alan, o toprağın kokusuyla memleket hasretini dindiren bir ruhtur İlhan Hoca. Bu detay bile onun memlekete olan derin bağlılığını anlatmaya yeterlidir.
Ancak İlhan Kılıçözlü’nün sevdası yalnızca bir nostalji değil, gerçek bir hizmet aşkına dönüşmüştür. Tıp alanındaki başarılarının yanında Kırşehir’in eğitimine, kültürüne, Türk dili ve edebiyatına olan katkılarıyla da kentin kültürel hafızasında silinmeyecek bir iz bırakmıştır.
1 Eylül 1928 tarihinde Kırşehir Kayabaşı Mahallesi Ağalar Sokağı’nda dünyaya geldi. Şehrin tanınmış ailelerinden Hüseyinbeyoğulları sülalesine mensuptur. Dedesi, çevresinde çok sevilen, herkesin saygı duyduğu, mahalledeki caminin imamı Ahmet Hoca’dır. Babası, öğretmen ve 1964 yılında görevinden istifa eden Refik Soykut’un yerine belediye başkanı seçilen Ziya Kılıçözlü; annesi ise Hayriye Hanım’dır.
İlkokulun birinci ve ikinci sınıfını Kırşehir’de okuyan Kılıçözlü, 1936 yılında babasının tayininin Mardin’e çıkmasıyla ilk ve ortaokulu burada bitirdi. 1942 yılında babasının tayini Antakya’ya çıkınca lise eğitimini Antakya Erkek Lisesi’nde tamamladı. Ziya Hoca daha sonra Eskişehir ve Konya’da uzun süre Türkçe öğretmenliği ve idarecilik yaptı.
Okulunda başarısıyla dikkat çeken İlhan Kılıçözlü, 1946 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi. Tıp fakültesi öğrencisiyken, yaz aylarında geldiği Kırşehir’de gençlere fizik ve kimya dersleri verdi. 1952 yılında İstanbul (Çapa) Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl başladığı askerlik hizmetini Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nda, dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın doktoru olarak tamamladı.
1955 yılında devlet tarafından eğitim amacıyla Amerika’ya gönderildi ve New York’ta bir hastanede çalıştı.
1958 yılında kendisi gibi tıp doktoru olan Meral Hanım ile evlendi. 1964 yılında röntgen mütehassısı olan Kılıçözlü, 1965 yılının Temmuz ayında dahiliye mütehassısı eşi Meral Hanım ile birlikte ABD’nin Buffalo şehrine gitti. Bu arada belediye başkanı olan babası Ziya Kılıçözlü de ziyaretlerine giderek bir süre hasret giderdi. İlhan Kılıçözlü ve eşi Meral Hanım, yedi yılı aşkın süre çok iyi şartlarda çalıştıkları Amerika’dan, memleket ve vatan hasretine dayanamayıp Türkiye’ye döndüler.
1974 yılında mezun olduğu okul olan İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı’nda göreve başladı. 1979 yılında doçent, 1983 yılında ise profesör oldu. Yayımlanmış bir kitabı ve yirmi civarında ulusal ve uluslararası bilimsel makalesi bulunmaktadır. 1995 yılında yaş haddinden emekliye ayrıldı. İyi derecede İngilizce bilen Kılıçözlü, biri kız biri erkek olmak üzere iki çocuk sahibidir.
İlhan Kılıçözlü ve eşi, yardımseverliklerinin ilk örneklerini Amerika’da bulundukları dönemde gösterdiler. Açılışını babası Ziya Kılıçözlü’nün yaptığı Kırşehir İmam Hatip Okulu’na laboratuvar araç ve malzemeleri alımı için 25 bin lira bağışta bulundular. 1984 yılından itibaren İstanbul’daki Ahilik Araştırma ve Kültür Vakfı’nın faaliyetlerine katıldı. Kılıçözlü, emekli olduktan sonra zamanını doğduğu topraklara hizmet etmeye adadı.
Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü, her yıl yüzlerce öğrenciye burs veren, 1947’de kurulup 5 Aralık 1951 tarih ve 3 Nolu Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan dernek statüsüne kavuşan “Kırşehir Öğrenim Gençliğine Yardım Derneği”nin İstanbul şubesine önemli katkılar sağladı. Kırşehir merkezinde, arsa bağışı nedeniyle babasının adı verilen Öğretmen Ziya Kılıçözlü İlköğretim Okulu’nun yanındaki dört dönümlük arsayı 1997 yılında satın alarak Millî Eğitime bağışladı. Çiçekdağı ilçesi Boğazevci Kasabası Lisesi’nin bilgisayar ve fen laboratuvarlarının kurulmasını sağladı. Boztepe ilçesi Gazi Osman Öztürk İlköğretim Okulu’na ses yayın cihazı aldı. Aşıkpaşa İlköğretim Okulu’nun donatım malzemelerini temin etti. Kırşehir Fen Lisesi’ne bilgisayar ve fen laboratuvarı kurdu. Dr. Meral Kılıçözlü Anaokulu’nun büro ve donatım malzemelerini aldı. Kırşehir merkezinde kullanılmayan eski okul binasını onartıp çevre düzenlemesini yaptırarak 100 öğrenci kapasiteli Defne Kılıçözlü Anaokulu haline getirdi. Ayrıca Kırşehir’de her yıl üstün başarı gösteren öğrencileri ödüllendirdi.
Kırşehir’in eğitimine sağladığı katkılarla herkesin takdirini kazanan Kılıçözlü, Türk-İslam kültürünün tohumlarının atıldığı bu topraklara hizmet arzusunu hiçbir zaman yitirmedi.
Anadolu’daki ilk Türkçecilerden Aşıkpaşa’ya ait “Garipname” adlı eseri, İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Eski Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kemal Yavuz’a günümüz Türkçesine çevirttirdi. Bu önemli eser, 2000 yılında Türk Dil Kurumu tarafından dört cilt olarak basıldı.
Garipname’nin Türkçe basımının tamamlanmasının ardından 7-9 Haziran 2001 tarihlerinde Kırşehir’de yapılan Aşıkpaşa Sempozyumu bildirilerinin kitap halinde basılmasını sağladı.
Garipname’yi 650 yıl sonra bilim dünyasının hizmetine sunmanın onurunu yaşayan İlhan Hoca, 2006 yılında da Anadolu’daki ilk Türkçecilerden olan Gülşehri’nin “Mantıku’t-Tayr” isimli eserini, Prof. Dr. Kemal Yavuz ve ekibine günümüz Türkçesine tercüme ettirdi. Bu eser de 2007 yılında Kırşehir Valiliği tarafından iki cilt halinde yayınlandı.
Kırşehir Öğrenim Gençliğine Yardım Derneği ile Ahilik Araştırma ve Kültür Vakfı, Kırşehirli bürokrat, akademisyen, iş insanı ve memleket sevdalısı kişilerin uğrak yeri konumundaydı. Belli aralıklarla yapılan geniş katılımlı toplantılara Kırşehirliler özellikle katılmaya özen gösterirlerdi. Bu toplantılarda genellikle Ahilik başta olmak üzere Kırşehir’in kültürünün tanıtılması ve şehrin kalkınması için yapılması gerekenler tartışılırdı. İlhan Kılıçözlü Hoca da bu toplantıların müdavimleri arasındaydı.
Böyle bir buluşmada, Türk kültürünün nüvesini oluşturan önemli şahsiyetlerin yaşadığı ve eserlerin yazıldığı Kırşehir’de, Anadolu’da yazılan ilk Türkçe eser olma özelliğini taşıyan, 14. yüzyılda Aşıkpaşa tarafından kaleme alınan “Garipname”nin günümüz Türkçesine çevrilmesi gündeme geldi. Bu konuyla ilgili çalışma yapmak üzere Kırşehir ile ilgili her ilmî çalışmada en önde yer alan hemşehrilerimiz Prof. Dr. İlhan Şahin ve Dr. Öğretim Görevlisi Erol Ülgen görevlendirildi. Hocalarımızın girişimleri neticesinde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kemal Yavuz ikna edildi.

Değerli hocalarımız bu müjdeyi bir sonraki toplantıda katılımcılarla paylaştılar. Ancak Garipname’nin günümüz Türkçesine çevrilmesi dört yıllık yoğun bir çalışma ve hatırı sayılır bir maddi kaynak gerektiriyordu. Maddi kaynağın çözümü için yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını gören İlhan Kılıçözlü Hoca, gereken maddi kaynağı üstlendi. Kemal Yavuz Hoca başkanlığındaki ekip, çeviri işini üç yılda, 1999 yılı sonunda tamamladı. Aşıkpaşa’nın 10.613 beyitlik bu önemli eseri, Türk Dil Kurumu tarafından 2000 yılında dört cilt halinde basıldı. Garipname’nin basımını Erol Ülgen Hoca bir sempozyumda şöyle değerlendirdi:
“Garipname, yazıldığı devirde olduğu gibi Türkçemizin horlandığı bu dönemde tekrar bilim dünyasının hizmetine sunulmuş ve Âşık Paşa’nın da ruhu şad olmuştur. Türk dili ve kültürünün temel taşlarından olan bu eserin yayınlanmasını sağlayan Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü, biz Kırşehirlileri de büyük bir vebalden kurtarmıştır.” (Garipname’nin basımı akademik camiada heyecanla karşılandı. Yoğun talep gören baskı dikkatli dağıtıma rağmen bitti. Türk Dil Kurumu Ekim 2024’te Garipname’nin 2. baskısını yaptı.)
Garipname’nin Türkçe basımının tamamlanmasının ardından 7 – 9 Haziran 2001 tarihinde Kırşehir’de yapılan Aşıkpaşa Sempozyumu bildirilerinin de kitap halinde basılmasını sağladı.
Garipname’nin basımını “Bir Kırşehirli olarak hayatımın en büyük hatırası olacak.” sözleriyle ifade eden İlhan Hoca, 2006 yılında da yine Aşıkpaşa’nın çağdaşı olan, Anadolu’daki ilk Türkçecilerden Gülşehri’nin “Mantıku’t-Tayr” isimli eserini de Kemal Yavuz Hoca ve ekibine tercüme ettirdi. Bu eser, Kırşehir’deki her kültür hizmetinin altında imzası bulunan dönemin Kırşehir Valisi M. Lütfullah Bilgin’in talimatıyla, 2007 yılında Kırşehir Valiliği’nin 12. Kültür Hizmeti olarak basıldı.
Mantıku’t-Tayr isimli eserin çevirisi için İlhan Kılıçözlü Hoca, yine beraberinde Erol Ülgen Hoca ile ziyaret ettikleri Prof. Dr. Kemal Yavuz Hoca’yı ikna ettiler. İşin mali yönünü İlhan Hoca üstlendi ve basımı konusunda Vali M. Lütfullah Bilgin’den destek istedi. Valimiz bu konunun takibi görevini bana verdi. Ben zaman zaman İstanbul’a giderek hem Kemal Yavuz Hocamla hem de İlhan Hocamla görüşmeler yaptım. Kitap iki cilt halinde basılacaktı. Kitabın kapak tasarımını ve Valimizin önsöz yazısını da tamamlayarak önce Kemal Hoca’ya, sonra da İlhan Hoca’ya götürdüm. Her ikisi de kapak tasarımını çok beğendiler. Hatta İlhan Hoca’ya giderken Kırşehir’den yufka ekmek, ceviz ve köftür götürmüştüm. İlhan Hoca çok mutlu oldu, çocuklar gibi sevindi. Ekmeği, köftürü ve cevizi koklayarak, “Beni Kırşehir’e götürdün.” diyerek teşekkür etti. İlhan Hoca’nın Kırşehir’e ayrı bir tutkusu vardı. Kırşehir’e adeta kendince bir kutsiyet yüklüyordu. Yanlış yorumlara neden olmasın diye yazmıyorum ama çocukluğunun geçtiği Üçgöz’deki çeşmeyi, ikizarasını, Kayabaşı Mahallesi’ni farklı isimlerle anıyordu.
İlhan Hoca bu eserlerin yanı sıra Kırşehir’in eğitimine sağladığı destekler, öğrencilere verdiği karşılıksız burslar ve fakir fukaraya yaptığı maddi yardımların karşılığı olarak kurum ve kuruluşlardan törenlerle teşekkür, takdir, üstün hizmet belgeleri ve plaketler aldı. Valiler, bakanlar, Başbakan Turgut Özal ve Cumhurbaşkanları Kenan Evren (benim arşivimde bu belge yok ama Kılıçözlü Hoca’yı çok yakından tanıyan Erol Ülgen Hoca bu şükran belgesinden bahsediyor) ile Süleyman Demirel tarafından bizzat şükran plaketi takdim edildi.
Yine Valimizin talimatı doğrultusunda, 2008 yılında İlhan Hoca’ya Kırşehir’in eğitimine ve kültürüne katkılarından dolayı TBMM Üstün Hizmet Ödülü verilmesi için teklif hazırladık. Hocanın tüm belgelerini bizzat kendim hazırladım. Dosyasını elden TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu’na götürdüm. TBMM’de Destek Hizmetleri Müdür Yardımcısı olarak görev yapan hemşehrimiz Mustafa Köksal ile birlikte kurul Müdürü’ne kontrol ettirerek eksik belge olmadığını teyit ettikten sonra elden teslim ettim. İlhan Hoca, 2009 yılında *yaşamımın ve Kırşehirli olmamın en değerli belgesi* dediği TBMM Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. TBMM Şeref Salonu’nda yapılan ödül törenine ben de katıldım. İlhan Hoca, “Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet etmeyi asli görevim olarak görüyorum.” diyerek ödülünü aldı. Vakur bir duruşu, mutlu ama onurlu bir yüz ifadesi vardı.
Yine İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimiz, Cevat Hakkı Tarım’ın başlattığı ancak tamamlayamadığı “Kırşehir Ansiklopedisi”ni hazırlamanın zamanının geldiğini belirterek kendilerini Kırşehir’e hizmete adayan Prof. Dr. İlhan Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Erol Ülgen’den çalışma yapmalarını isterler. Bu fikir olgunlaşınca İlhan Kılıçözlü Hoca, Garipname ve Mantıku’t-Tayr’ın neşrinde olduğu gibi Kırşehir Ansiklopedisi’nin yayımı için gerekli mali desteği üstlendi. Yapılan çalışmaların ardından Prof. Dr. İlhan Şahin, Yrd. Doç. Dr. Erol Ülgen ve Kırşehir Ansiklopedisi’ni hazırlayan heyet, 15 Ekim 2016 tarihinde tanıtım amacıyla Kırşehir’e geldiler. Kırşehir Valisi Necati Şentürk’ü ve Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’yi makamlarında ziyaret ettiler. İlhan ve Erol Hoca ile daha önce yaptığımız görüşmeye istinaden, Belediye Basın Müdürü Halil Çalışır ile birlikte katkı sağlayabileceğini düşündüğümüz kişileri davet ederek Grand Terme Otel’de toplantı düzenledik. Burada İlhan Şahin ve Erol Ülgen Hoca, katılımcılara ayrıntılı bilgi verdiler. Hatta örnek olarak hazırlanan iki fasikülün dağıtımını yaptılar. Ancak pandemi nedeniyle bu çalışma yarım kaldı. 26 Ağustos 2025 tarihinde yayımlanan “Yarım Kalan Kültür Seferberliği: Kırşehir Ansiklopedisi” başlıklı köşe yazımda konuyu detaylı olarak ele aldığım için mükerrer olmasın diye yalnızca şunu ifade ederek konuyu bitirmek istiyorum: *Kırşehir Ansiklopedisinin hazırlanmasının vebali atanmış, seçilmiş, akademisyen, iş insanı kısacası tüm Kırşehirlilerin üzerindedir.*
Sonuç olarak, İlhan Kılıçözlü 11 Şubat 2022 tarihinde evinde rahatsızlanınca Göztepe Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Erol Ülgen Hoca’nın deyimiyle, “Ardında unutulmaz izler bırakan kıymetli büyüğümüz, hocamız, Koca Reisin oğlu İlhan Kılıçözlü, bütün ihtimama rağmen 12 Şubat 2022 Cumartesi günü saat 16.00 sıralarında çoklu organ yetmezliğinden rahmet-i rahmana kavuştu.”
Vasiyeti üzerine cenazesi Kırşehir’e getirildi. Kemal Yavuz Hoca’yı cenazede göremeyince aradım. Hoca, haberinin olmadığını söyleyerek üzüntüsünü ifade etti. Çok müteessir olduğunu anlayınca konuşmayı fazla uzatmadım. Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü, sevdalısı olduğu Kırşehir’de 14 Şubat günü Ahi Evran Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Aşıkpaşa’nın türbesinin bulunduğu, babasının da yattığı Âşıkpaşa Mezarlığı’na sevenleri ve yakınları tarafından defnedildi.
Kısacası İlhan Hoca, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde, 94 yaşında kara sevdalı olduğu topraklara kavuştu.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun!
